İstanbul’da gerçekleştirilen “Yaşlılıkta İyilik Hali Araştırması”nın sonuçları, yaşlı bireylerin sağlık durumlarının maddi durumlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 48,5’i maddi nedenlerden ötürü memleketlerine gidemediğini, yüzde 38,2’si geçim sıkıntısı yaşadığını ve yüzde 22,7’si de ihtiyaç duyduğu ilaçları satın alamadığını belirtiyor. Üst gelir grubundaki bireylerin sağlıklarını “iyi” olarak tanımlama oranı yüzde 62,7 iken, alt gelir grubunda bu oran yalnızca yüzde 17,1’e düşüyor.
Araştırmanın diğer bulguları, İstanbul’daki yaşlı bireylerin öznel sağlık değerlendirmelerini de kapsıyor. Katılımcıların yüzde 35,6’sı sağlığını “iyi”, yüzde 39,4’ü “ne iyi ne kötü”, yüzde 25’i ise “kötü” olarak değerlendirdi. Sosyoekonomik durumları incelendiğinde, üst gelir grubundaki bireylerin sağlıkları konusunda daha olumlu ifadeler kullandıkları görülüyor.
Ekonomik duruma ilişkin yapılan değerlendirmelerde, katılımcıların yüzde 33,5’i gelirinin yeterli olduğunu, yüzde 28,3’ü kısmen yeterli olduğunu ifade ederken, yüzde 38,2’si geçim zorluğu çektiğini belirtti. Araştırmada yer alan “Son bir yıl içinde maddi nedenlerle herhangi bir şeyi yapamadınız mı?” sorusuna verilen yanıtlar dikkat çekici. Yaşlı bireylerin ihtiyaç duyduğu ilaçları satın alamayanların oranı yüzde 22,7, doktora gidemeyenlerin oranı ise yüzde 20,6 olarak kaydedildi. Yeterli beslenemediğini bildirenlerin oranı yüzde 36,8, faturalarını ödeyemeyenlerin oranı ise yüzde 25,9. Ayrıca, kira ve konut giderlerini karşılamakta zorlananların oranı yüzde 23, kültürel etkinliklere katılamayanların oranı ise yüzde 45,3 olarak belirlendi. Seyahate ya da memlekete gidemeyen yaşlıların oranı ise yüzde 48,5.
Araştırmada, yaşlı bireylerin psikolojik sağlık durumlarına da yer verildi. Psikolojik destek ya da danışmanlık ihtiyacı olduğunu belirten katılımcıların yalnızca yüzde 4,9’u bu hizmeti alabildiğini ifade ederken, yüzde 21,3’ü bu destekten yoksun kaldığını belirtti. Cinsiyete göre yapılan değerlendirmelerde, psikolojik destek ihtiyacı duyan kadınların oranı yüzde 34,8 iken, erkeklerde bu oran yüzde 17,6 olarak ölçüldü. Yaşlı kadınların ruh sağlığı hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyduğu gözlemlendi. Ayrıca, katılımcıların yüzde 32,2’si kendilerini “yaşlı” olarak tanımlarken, yüzde 52,1’i bu tanımlamayı kabul etmedi. Bu veriler, ekonomik yetersizliklerin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor.