Türkiye’nin Su Krizi: Kıtlık Tehdidi Kapıda!

Türkiye'nin Su Krizi: Kıtlık Tehdidi Kapıda!

Yusuf Arslan
31 Mayıs 2026

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’nin toplam yüzölçümünün yaklaşık 78 milyon hektarının 24 milyonu ekilebilir tarım arazisi olarak kullanılmaktadır. 2028 yılına kadar 7,85 milyon hektar alanın sulanabilir hale getirilmesi hedefleniyor. Yarı kurak iklim yapısına sahip olan Türkiye’nin yağış rejimi, iklim ve mevsimsel faktörlere bağlı olarak farklılıklar göstermektedir. Yıllık yağış miktarının ise yaklaşık 450 milyar metreküp olduğu hesaplanmıştır. Hidrometrik, hidrometeorolojik ve su kalitesi gözlemleri yaparak su seviyeleri sürekli olarak izlenmektedir. Türkiye genelinde mevcut depolama hacmi 183,82 milyar metreküp, sulanan alan ise brüt 7,28 milyon hektar olarak kaydedilmiştir.

Su zengini ülkelerde, kişi başına düşen su miktarı yıllık 1700 metreküpten fazla olmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 31 Aralık 2025 itibarıyla açıkladığı nüfus verilerine göre, ülke nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaşmıştır. Türkiye’nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar metreküp olsa da, bu durumda kişi başına düşen su miktarı yalnızca 1301 metreküp düzeyindedir. Bu sebeple, Türkiye su potansiyeli bakımından zengin bir ülke olarak değerlendirilememektedir ve artan nüfus ve iklim değişikliği etkileri göz önüne alındığında, önümüzdeki yıllarda su sıkıntısı çeken ülkeler arasında yer alması beklenmektedir. Bu nedenle suyun tasarruflu ve verimli kullanılması büyük önem taşımaktadır.

Su kaynaklarının potansiyelinin değerlendirilmesi ve çok amaçlı kullanıma yönelik depolamalı tesislerin inşa edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, mevcut sulamalarda kayıpların önüne geçmek ve suyun etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak için yenileme projeleri ön plana çıkacaktır. Klasik açık sistem sulama yerine modern kapalı basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması da hedeflenmektedir.

Son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yağış miktarında ve rejiminde önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Bu durum, geliştirilen projelerde kaynak ve ihtiyaç dengesini olumsuz etkilemektedir. İklim değişikliği etkileri göz önünde bulundurularak, mevcut projelerden maksimum fayda sağlamak ve optimum projeler geliştirmek amacıyla 25 hidrolojik havzada master planlarının güncellenmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.