Kırk günlük Dünya Kupası yolculuğu Arjantin-İspanya finaliyle sona eriyor

Kirk gunluk dunya kupasi yolculugu arjantin ispanya finaliyle sona eriyor VPPcXZEy
Kırk günlük Dünya Kupası yolculuğu Arjantin-İspanya finaliyle sona eriyor

Halil KASAPOĞLU

Ve şimdi bütün bu kırk günlük yolculuk, son bir maçla nihayete eriyor.

Arjantin, tarihindeki yedinci Dünya Kupası finaline çıkıyor. 1930’daki ilk turnuvadan bu yana süren bu yolculuk; 1978, 1986 ve 2022 şampiyonluklarıyla taçlanmış durumda. İspanya ise 2010 Johannesburg finalinden sonra ikinci kez finalde. İki ülke Dünya Kupası sahnesinde daha önce yalnızca bir kez 1966’da karşılaştı ve o grup maçını Arjantin 2-1 kazandı. Altmış yıl sonra aynı iki bayrak, bu kez kupanın kendisi için karşı karşıya.

İSTATİSTİĞİN ÖTESİNDE BİR İLK

FIFA dünya sıralamasının hesaplanmaya başlandığı 1992’den bu yana ilk kez klasmanın ilk iki sırasındaki takımlar finalde eşleşiyor. Bir başka deyişle, bu final sürpriz kavramının tam karşıtı; elemelerden itibaren en iyi olduğu iddia edilen iki takımın, iddialarını sonuna kadar taşıyabildiği ender turnuvalardan biri.
48 takımlı ve 104 maçlık yeni formata yapılan en büyük eleştiri, kalitenin azalacağı yönündeydi. Haiti ile Demokratik Kongo’nun 52, Türkiye’nin 24 yıl aradan sonra sahne alması formatın kapsayıcılık vaadini doğruladı; finalin dünya bir ve iki numarasını buluşturması ise elit düzeyde hiyerarşinin bozulmadığını gösterdi. Format tartışması bitmedi ama bu final o tartışmaya güçlü bir dipnot düştü.

KUŞAKLAR ARASI BİR BAYRAK YARIŞI

Bir tarafta kariyerinin son büyük turnuvasını oynadığı neredeyse kesin olan, katıldığı altıncı Dünya Kupası’nda hâlâ takımını sırtlamayı sürdüren Lionel Messi; diğer tarafta Messi’nin profesyonel futbola adım attığı yıllarda henüz doğmamış olan Lamine Yamal. Aradaki yaklaşık yirmi yıllık mesafenin en somut belgesi, bu hafta yeniden dünya gündemine oturan bir fotoğraf karesi. 2007 sonbaharında, FC Barcelona ile UNICEF yararına düzenlenen bir çekimde, 20 yaşındaki Messi’nin kucağına mavi plastik bir küvetin içinden beş aylık bir bebek verildi. Yamal’ın ailesi, bir Barcelona oyuncusuyla poz verme hakkı veren kurayı kazanmıştı. Kare, satış gelirinin yarısı UNICEF’in çocuk hakları projelerine aktarılan 2008 dayanışma takviminin ocak ayı sayfasında yayımlandı. Kareyi çeken fotoğrafçı Joan Monfort’un anlatımına göre, o dönem son derece utangaç olan Messi bebekle iletişim kurmakta başta zorlanmış, sürekli gülümseyen bebek ise kısa sürede buzları eritmişti. Monfort, küvetteki bebeğin Yamal olduğunu ancak fotoğraflar EURO 2024 sırasında Yamal’ın babası tarafından “iki efsanenin başlangıcı” notuyla paylaşılınca öğrendi.

Hikâyenin asıl zarif tarafı, çemberin sahada değil saha dışında tamamlanması. O çekim, iki ismin UNICEF çatısı altındaki ilk ortak işiydi. Messi 2010’dan bu yana kurumun “İyi Niyet Elçisi”. Yamal ise bu yıl, her çocuğun oyun oynama hakkını savunma misyonuyla kurumun en yeni “İyi Niyet Elçisi” olarak ona katıldı. Genç yıldız, çocukluğunda sahip olduğu tek şeyin ailesi, bir top, bir park ve bir hayal olduğunu, futbolun kendisine aidiyet ve gelecek umudu verdiğini anlatıyor. On dokuz yıl önce bir yardım takviminin sayfasında buluşan iki isim, bu gece futbolun en büyük sahnesinde rakip olacaklar. Bu kare, maçı bir kuşak devir teslim törenine dönüştürme potansiyeli taşıyor.

SUPER BOWL TADINDA FİNAL

Bu finali tarihe geçirecek bir başka unsur, sahanın dışında. Dünya Kupası tarihinde ilk kez devre arasında Super Bowl benzeri bir sahne şovu düzenlenecek. Chris Martin’in küratörlüğünü üstlendiği gösteride Shakira’dan Madonna’ya, BTS’den Gustavo Dudamel’e uzanan bir kadro sahne alacak. Yine ilk kez, şampiyon takımın oyuncularına Amerikan spor geleneğinden ödünç alınan şampiyonluk yüzükleri verilecek.
Bu yenilikleri yalnızca bir eğlence detayı olarak okumak eksik olur. FIFA’nın ev sahibi ülkenin spor kültürüne bu ölçüde uyum sağlaması, futbolun küresel eğlence endüstrisiyle ilişkisinde yeni bir evreye işaret ediyor. Avrupa ve Güney Amerika futbol geleneği, maçın kendisinden başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayan bir sadeliği kutsar. Amerikan spor kültürü ise maçı daha büyük bir gösterinin merkez parçası olarak kurgular. Pazar gecesi bu iki anlayış, tıpkı sahadaki iki takım gibi, aynı stadyumu paylaşacak. Hangisinin kazanacağını ise skor tabelası değil, önümüzdeki yıllardaki turnuva tasarımları gösterecek.

NE İZLEYECEĞİZ ?

Maçın kilit sorusu, İspanya’nın topa sahip olma ısrarının Arjantin’in sabrına karşı ne kadar dayanacağı. Arjantin’in turnuva boyunca gösterdiği en büyük beceri, oyunun kontrolünü rakibe bırakıyormuş gibi yapıp kritik anları kontrol etmekti. İspanya’nın genç kanatlarının getireceği tempo, Arjantin savunmasının yaş ortalamasıyla buluştuğunda ortaya çıkacak denklem, muhtemelen finalin kaderini belirleyecek.

Kim kazanırsa kazansın, tablo şimdiden net: İspanya kazanırsa birden fazla Dünya Kupası kazanan yedinci ülke olacak ve iki yıl içinde Avrupa ve Dünya şampiyonluğunu birleştirerek bir dönemin en iyi takımı unvanını tescilleyecek. Arjantin kazanırsa üst üste iki Dünya Kupası kazanan üçüncü ülke olarak İtalya ve Brezilya’nın yanına yazılacak ve Messi, futbol tarihinin en tartışmasız veda sahnesine imza atacak.
Her iki senaryo da tarih kitaplarına girecek. Bu gece MetLife Stadyumu’nda kaybeden taraf bile futbolun hâlâ en iyi hikâyeleri kendisinin yazdığını kanıtlamış olacak.

patronlardunyasi.com

yok

Author: Yusuf Öztürk